Telefon
WhatsApp
Belediyelerde yaşanan sorunların temelinde yanlış insan kaynakları politikası var

Gün geçmiyor ki basında bir operasyon haberi yer almasın. Bu haberler adeta normalleşti. Demek ki kötülüğün sıradanlaşması böyle bir şey. Haber içeriklerine bakıldığında yok yok. İşportacı tezgâhı gibi yanlış yapılan işler konusunda ne ararsan var. Bu nedenle sistemsel bir sorun haline gelen konuları açıklamaya çalışacağız.

Belediyeler bünyelerinde yer alan iştirakler vasıtasıyla birçok işi kuralsız yapmanın konforunu yaşamaktadır. Böyle olunca da kuralsızlık birçok yanlışa kapı aralamaktadır.

İştiraklerde uygulanan kuralsızlık bir süre sonra belediyelere de yansımaktadır. İnsanoğlunun sınır tanımamada üstüne yoktur. Hangi kuralı koyarsanız bir açığını bulmak için büyük bir çaba sarfeder. Kurallara böyle yaklaşılınca kuralsızlık haydi haydi başka kuralsızlıklara kapı aralamaktadır.

Diğer bir husus ise herkesin başkalarının yanlışını bulma noktasında şahin kesilmesidir. İnsanoğlunun mayasında sürekli olarak başkalarının hatalarını arayıp kendi hatalarını kapatma eğilimi vardır. Böyle olunca da fırsatı yakalayan sonuna kadar kullanmaktadır. Çözüm ise kapı aralıklarının kapatılması ve şeffaf uygulamalardır.

Belediyelerde personel yönetimi (işe alım, yükselme ve işten çıkarma vb.), yerel kamu hizmetlerinin niteliğini doğrudan belirleyen temel alanlardan biridir. İmar, zabıta, itfaiye, çevre, ulaşım, mali hizmetler ve sosyal yardım gibi çok farklı alanlarda görev yapan personelin hukuka uygun, liyakatli ve mali açıdan sürdürülebilir bir sistem içinde istihdam edilmesi gerekir.

İşte bu konularda görülen kuralsızlıklar iştirakler vasıtasıyla kural haline getirilmiştir. Sayıştayın belediyelere ve iştiraklerine ilişkin denetim raporları bu durumu tescillemektedir. Personel sisteminde yapılan yanlışlar silsile halinde diğer alanlara da sirayet etmektedir.

 
BELEDİYE ŞİRKETLERİ ALTERNATİF PERSONEL İSTİHDAM STRATEJİSİ HÂLİNE GELMİŞTİR

İster özel isterse kamu kurumlarındaki her sorunun altından yanlış personel istihdamı çıkmaktadır. Bu kapsamda Sayıştay raporlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, belediyelerin personel ihtiyaçlarını doğrudan memur veya işçi kadrolarıyla karşılamak yerine belediye şirketleri üzerinden gidermesidir. Belediye şirketinden personel hizmeti alınması mevzuatta belirli koşullarla mümkün olmakla birlikte, bu yöntemin belediyenin olağan personel rejiminin yerini alması çeşitli sorunlar doğurmaktadır. Daha önceki yazılarımızda örneklerle bu konuları açıklamıştık. Bu yöntemle istihdam edilen belediye şirketi personelleri herhangi bir sözleşme, protokol veya hizmet alımı olmaksızın belediyenin farklı birimlerinde çalıştırılmakta ve bunların giderleri de şirket tarafından karşılanmaktadır.

1- Belediyede fiilen çalışan personelin hukuki statüsünün belirsizleşmesi ve güvencesiz hale gelmesi ile her denileni yapmak zorunda kalan bir yapının oluşması,

2- Personelin görev, yetki ve sorumluluklarının açık biçimde tanımlanmaması,

3- Norm kadro sisteminin işlevsiz hale getirilmesi,

4- Belediye ile şirket arasındaki mali ilişkinin şeffaflığını kaybetmesi,

5- Personel ihtiyacının gerçekçi biçimde planlanamaması,

6- Şirket işçisi ile belediye memuru arasında ücret ve iş güvencesi farklılıklarının oluşması,

7- Şirketlerde eş dost istihdamı ile siyasi arka bahçe oluşması,

 
ASLİ VE SÜREKLİ KAMU GÖREVLERİNİN İŞÇİLERE GÖRDÜRÜLMESİ

Anayasa’nın 128’inci maddesi uyarınca genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yerine getirilmesi gerekir. Buna rağmen Sayıştay raporlarında, memur statüsündeki personel tarafından yürütülmesi gereken görevlerin kadrolu veya şirket işçilerine yaptırıldığı görülmektedir. Hatta zabıta hizmetlerinin dahi işçi statüsündeki personele yaptırıldığına dair Sayıştay raporlarına rastlamaktayız. Nitekim bir Sayıştay raporunda bir büyükşehir belediyesinde hizmet alımı yoluyla belediye şirketinden sağlanan 898 işçinin itfaiye ve zabıta personeli olarak çalıştırıldığı tespit edilmiştir. Sayıştay, mesleğe kabul ve atanma koşulları özel yönetmeliklerle düzenlenen zabıta ve itfaiye hizmetlerinin şirket işçilerine gördürülemeyeceğini değerlendirmiştir.

 
VEKÂLETEN VE TEDVİREN GÖREVLENDİRMENİN SÜREKLİ HÂLE GELMESİ

Vekâleten görevlendirme, boşalan veya geçici olarak yürütülemeyen bir görevin aksamaması için başvurulan istisnai bir yöntemdir. Sayıştay raporları ise bazı belediyelerde bu uygulamanın geçici olmaktan çıkarak olağan yönetici belirleme yöntemine dönüştüğünü göstermektedir.

Sürekli vekâlet uygulaması; Görevde yükselme sistemini işlevsizleştirir, liyakat konusunda kuşku oluşturur, yöneticinin yetki ve sorumluluğunu belirsizleştirir, personelin kariyer beklentisini ve motivasyonunu zayıflatır, her denileni yapan bir idari mekanizma oluşturur, uzmanlaşmayı ve kurumsal devamlılığı engeller.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Sayıştay raporları doğrultusunda belediyelerdeki her sorunun altında yatan personel sorununun yalnızca personel sayısının fazla veya az olması olmadığı anlaşılmaktadır. Esas sorun, personel yapısının planlı, hukuka uygun, liyakate dayalı ve mali açıdan sürdürülebilir şekilde yönetilememesidir. Bir tarafta norm kadroların boş bırakılması, idari görevlerin vekaleten yürütülmesi ve asli hizmetlerin şirket işçilerine yaptırılması, diğer tarafta şirket personeli dâhil giderlerin yasal sınırları aşması dikkat çekmektedir. Bu görünüşteki çelişki, belediyelerde personel sayısından çok personelin statüsü, niteliği ve dağılımı konusunda sorun bulunduğunu göstermektedir.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Sayıştay raporlarında tekrarlanan bulgular çerçevesinde bu kurumla birlikte kapsamlı bir çalışma yapılarak mevzuattan kaynaklanan boşlukların acilen doldurularak mevzuat dışına çıkan belediyelerin mali olarak cezalandırılması sağlanmalıdır. Aynı şekilde mevzuata uygun davranan belediyelerin de ödüllendirilmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yoluna gidilmelidir. Bakalım bu işe hangi kurum talip olacak?

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!