Birden fazla maaş alınmasına kısıt getiren düzenlemedeki sorunlu alanlar
631 sayılı KHK'nin değiştirilen 12 nci maddesinde yapılan değişiklik sonrasında kamu personelinin birden fazla kurumdan maaş almasına getirilen sınırlamaların detaylarına yer verilmiştir. Maddede yer alan sorunlu alanları maddeler halinde açıklamaya çalışacağız. Bunları şu şekilde sırlayabiliriz:
1- Kapsamda olan kamu kurum ve kuruluşlarının tek tek sayılması doğru bir yöntem değildir. Çünkü kapsam dışında bırakılan kurumlar olabilir. Bunun yerine kamu kurum ve kuruluşları ile sermaye sınırlamasına tabi olmaksızın bunların doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte ya da ayrı ayrı kurdukları kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler, özelleştirme kapsam ve programında bulunanlardan kamu sermayesi bulunan kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen her statüdeki personel kapsama alınmalıydı.
2- Tartışma konusu hususun alınan ücretlerin yüksekliği olduğu dikkate alındığında ücrete getirilen sınırlamanın KİT Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerine ödenen ücretle sınırlandırılması daha isabetli olurdu. Ancak kapsamdaki personele, yürütülen görevler nedeniyle huzur hakkı, ücret, ikramiye gibi her ne ad altında olursa olsun bir ayda yapılabilecek ödemelerin toplam net tutarının, (108.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarla sınırlama getirilmesi başka bir tartışmanın fitilini ateşlemiştir.
Getirilmeye çalışılan tavan tutar: 108.000*0,907796 = 98.041,96 TL’dir. Bu tutarın yüksekliği ilk bakışta dikkat çekmektedir. Komisyonda bu tutarın fazla olduğu gündeme getirilmiş, bunun yerine asgari ücret kadar ödeme yapılması önerilmiş ancak kabul görmemiştir. Görüleceği üzere şimdiden ödenecek ücretin yüksekliği konusunda gündem oluşturulmaya başlanmıştır.
İyi de bu düzenlemeye gidilmesinin sebebi tamda burada yatmaktayken hala ödenecek ücretin tartışma konusu yapılması getirilen düzenlemenin isabetli olmadığını ortaya koymuştur. Asgari ücretin ve en düşük emekli maaşının arttırılmasının tartışıldığı bir ortamda ilave olarak ödenecek ücrete 98 bin TL tavan getirilmeye çalışılması gereksiz bir polemiğe zemin hazırlamıştır. Belki de tavan tutar kadar ilave ücret alan kişi sayısı 50 kişiyi geçmeyecektir.
Bu nedenle emekli vatandaşlar 10.000 TL ücret ile asgari ücretliler de 17.002 TL ücretle nasıl geçineceğini düşünürken ilave ücrete getirilen 98 bin TL tutarındaki tavan ister istemez çok farklı bir algı oluşturmuştur. Adeta algı olgunun yerine geçmiş ve ilave ücret alanların tamamı bu tutarda ücret alacak gibi bir algı oluşturulmuştur.
Kaldı ki bu ödemeleri alanların büyük bir çoğunluğu aldıkları ücret bakımından kamudaki üst ücret grubunda yer alan kesimi oluşturmaktadır. En azından atama kararnamelerinde yer alanlar bunu gösteriyor. Kararnamesiz görevlere atananlar da benzer durumdadır.
Gereksiz tartışmaları sonlandırmak için KİT Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerine ödenen ücretler tavan tutar olarak belirlenmeliyken buna uyulmamıştır. Bir avuç bürokratın alacağı ilave yüksek ücret için iktidarın kendini gereksiz bir tartışma ile yıpratması doğru olmamıştır.
Gelinen noktada TÜPRAŞ vb. kurumlarda kamuyu temsil edenlerin alacakları ücretler sınırlamaya tabi olmadığı ortaya çıkmıştır. Çünkü TÜPRAŞ gibi kurumların sermaye yapısında kamunun ağırlığı % 50 nin altındadır. Kaldı ki düzenleme yüksek ücret alan bürokratların aldıkları ücretlere çeki düzen verilmek için getirilmişti. Ancak gelinen noktada yüksek ücret alanlardan bazılarının yine dışarda bırakıldığını göstermektedir.
Benzer Haberler
Resmi Gazete'de bugün (29.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (28.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (27.08.2026)
3 aylık maaşını alamadan vefat eden eşimin maaşını alabilir miyim?
Halen memur olarak çalışıyorum, Emekli Sandığı emeklisi eşimden dul maaşı alabilir miyim?
Kademeli emeklilikte kim ne zaman emekli olacak?İşte detayalar...
Resmi Gazete'de bugün (26.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (25.08.2026)