Telefon
WhatsApp
Bürokratlar gök kubbenin altında hiçbir şeyin gizli kalmayacağını bilmelidir

Bu köşeyi takip edenler kamu yönetiminde şeffaflık uygulamalarının herkesi rahat ettireceğini yazıp durduğumu bilirler. Son günlerde ortaya çıkanlar gök kubbenin altında hiçbir şeyin gizli kalmayacağını açıkça gördüler.

BÜROKRATLARIN EVLATLARIYLA İMTİHANI

Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin soruşturma nihayet geldi dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e dayandı. Bakalım validen sonra kimlere uzanacak? Bakan Akın Gürlek işin ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidecek demişti. Gelinen noktada ise işin ucu birçok kişiye dokunmaya başladı bile.

Bürokrasinin gücünden etkilenip beklenti ile sorgusuz sualsiz yanlışa imza atanlar şimdi hesap verir noktaya geldi. Belli ki kimse babasının hayrına bir şey yapmıyormuş. Adamın beklentisi olmasa niçin yanlış bir talimata balıklama atlasın. Şimdi ise hastane verilerinde silme yapıldığı iddiasıyla Tunceli eski Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir hesap vermeye başladı. Şuan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında ilk dalgada gözaltına alınan 13 kişiden 10’u tutuklandı.

Şundan kimsenin şüphesi olmasın ki işler biraz sarpa sarmaya başlayınca kurtuluş sadakatte diyenlerin kurtuluş doğruluktadır ipine sarılmaya başladığını göreceğiz.

YÖNETİCİLER SADİ ŞİRAZİ’NİN BOSTAN VE GÜLİSTAN’INI OKUMALIDIR

Her kademe yöneticisinin Sadi Şirazi’nin Bostan ve Gülistan’ını okumalarını hararetle tavsiye ederim. Bunun yanında Beydaba’nın Kelile ve Dimne’yi de okumalarını tavsiye ederim. İdarecilik yaptığım dönemde bir şube müdürüm ısrarla okumamı tavsiye etmiş ben de okumuş ve istifade etmiştim.

Bu girişten sonra ortaya çıkan olaylar bize gösterdi ki herkesin Gülistan’ı kendineymiş. Gülistan’ın annesi Gülistan’ım neredesin diye çırpınırken başkaları da kendi Gülistanlarını kurtarmak için gayrete düşmüşler ve olmadık işlere hem bulaşmışlar hem de bulaştırmışlar. Uzunca bir süre başarılı da olunmuş. Ancak gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu depreşmiş ve kıyısından köşesinden sızıntılar başlamış. Gelinen noktada ise bürokrasi adına ibret ve utanç verici bir manzara çıktı.

Bir de kamuda vicdanlı ve ahlaklı insanlar olduğunu da unutmayalım. Ne pahasına olursa olsun vicdanlarının sesini dinleyip olmaz, yapamam diyenler hem idarede hem de yargıda bulunmaktadır.

Sonuç olarak her insanın sığınacağı nokta yargıdır. Feryatlar karşılık buldu ve Gülistan’ın katilleri için son noktaya gelindi. Bu nedenle yargının el üstünde tutulması gerekiyor. Elbette yargı camiasında da temizliğe ihtiyaç olduğunu unutmamamız gerekiyor. Nitekim Gülistan olayında görevli savcıların altı yıl boyunca ne yaptıklarının da sorgulanacağını düşünüyorum.

MANSUR YAVAŞ HESAP VERME YERİNE HESAP SORMA MODUNDAN ÇIKAMIYOR

Son zamanlarda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında yaptığım paylaşımlardan dolayı bazıları bu kişiyle ne alıp veremediğin var diye soruyor. Şuana kadar Ankara Büyükşehir Belediyesi ile su kullanımı dışında doğrudan hiçbir işim olmadı. Su da otomatik ödeme yoluyla gününde yatırılıyor. Trafik ise illallah dedirtiyor. Sabah ve akşam trafiğe çıkıp ta Mansur Yavaş hakkında ağzından hayır sözler çıkan muhalif veya yandaş bir Allah kulu yoktur.

Ancakkk işin bir de usulsüzlük, kamu zararı ve başka boyutları var. Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Denetim Komisyonu raporlarının yayınlanması için verdiğim mücadeleyi bilmeyen yoktur. Kanunen yayınlanması gereken denetim komisyonu raporları yayınlanmadığı için raporları Ankara Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Yalçın’dan talep ettim ve o da internet sayfasından paylaştı. Her konuşmasında hak, hukuk ve şeffaflıktan bahseden bir Başkanın aksi davranışlarını görünce ister istemez tepki vermek zorunda kalıyorum. Paylaşımlarımda tek kelime yanlış olmadığını erbabı bilir.

Yaptığım eleştirilere gelen yorumlara bakınca da insanlardaki çaresizliği görüyorsunuz. Hiç kimse Mansur Yavaş yanlış yapmıyor demiyor, sadece başkalarının yaptığını niçin görmüyorsun da sadece Mansur Yavaş’ınkini görüyorsun diyorlar. Maalesef 2019 yılı Mart ayından itibaren belediye başkanlığı yapan birisi hala eski dönem eleştirisinden kurtulamamış durumda. Gökçek hesap vermedi ben niye veriyorum diye bir mantık olabilir mi? Kamunun milyarlarca TL’sini kullanıyorsan bunun da hesabını vermek zorunda olduğunu bileceksin.

Elbette herkes ne yaptığını biliyor. Nitekim Meclis Denetim Komisyonu üyeleri bilgi ve belge verilmediğini ve etkili bir denetim yapılamadığını söylüyorlar. Belediye Meclisinden aksi yönde bir beyanda duyulmuyor. Böyle olunca da Meclis Denetim Komisyonunun görevi savcılığa geçiyor. Savcılık süreci başlayınca da soruşturmaların siyasi olduğu bahanesine sarılıyorlar. İyi de sen idari soruşturmaya müsaade etmeyince mecburen devreye yargı giriyor.

Belediye iştirakleri ise adeta hiçbir bilgi ve belge vermemek üzere kendini formatlamış durumda. Zannediliyor ki biz bilgi ve belge vermeyince işler kapanıp gidecek. Şükür ki devreye yargı giriyor da Ankara’nın bağrına saplanan direklerin hesabı sorulacak diye ümitleniyoruz. Yoksa adamın diktiği direkler yanına kar kalacak. Son tahlilde gök kubbenin altında hiçbir şeyin gizli kalmayacağının bilinmesi gerekiyor.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!