İmamoğlu vakasından bürokrasinin çıkarması gereken dersler
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ahmet ÜNLÜ'nün yazısı...
1- Beraat-i Zimmet asıl olup, suçluluğu kesinleşene kadar herkes masumdur. Masumiyet karinesi gereğince şu aşamada kimseye suçlu muamelesi yapamayız.
2- Herkes bağımsız yargı istiyor ama sokak yargısından da medet ummayı ihmal etmiyor. Ancak bağımsız yargıdan ziyade herkes kendi yargılamasını kendisi yapmak, hatta başkalarını da kendisi yargılamak istiyor. Senin yargın, benim yargım ve onun yargısı öne çıkarılmaya çalışılıyor. Günün sonunda yapılan yanlışlar ortaya çıkıyor.
4- Sayıştay denetiminde ortaya çıkarılan ve raporlanan bulgular kamu zararı kapsamındadır. Kamu zararı oluşturmayan konularda Sayıştay işlem yapmaz. Bir de Sayıştay, denetimlerini yıllık ve belirli bir formatta yapar. Sayıştay raporlarında ortaya çıkmayan hususlar o yılı aklamaz. Yani Sayıştay’ın bulamadığı birçok konu yıllar sonra yapılan ihbarlarla veya başka yöntemlerle ortaya çıkarılabilir.
5- Siyasette olduğu gibi bürokraside de ciddi bir rekabet vardır. Dün sınav komisyonunda olduğunuz bir uzman yardımcısı veya sözleşmeli personel bir anda sizin makamınıza talip olabilir ve sizi yerinizden de edebilir. Ya da dün iyi olduğunuz kişilerle sonradan aranız bozulabilir. Böyle zamanlarda kıyıda köşede kalmış evraklar bir anda savcılara ulaşabilir.
7- Kamu görevi, kamu gücü ile kamu kaynağının kullanmasına imkan sağladığı gibi sonucunda da hesap vermeyi gerektirmektedir. Yani nimet külfet dengesi vardır. Bu nedenle kamu gücü kullananlar, buna göre davranmak zorunda olduklarını unutmamalıdır.
8- Kamu gücü kullananlar, etrafında pervaneler gibi dolaşanların şahıslarındaki kerametten ziyade kullandıkları kamu gücü ve kaynağından dolayı olduğunu bilerek buna göre hareket etmeleri gerektiğini unutmamalıdır. Kerameti kendinden görenlerin kendinden önce bu makamlarda oturanların akıbetine bakmalarını öneririz.
Yozgat’ın veciz sözüyle konuyu şu şekilde izah edebiliriz; “Caminin mumunu söndüren kedinin gözüne boz iner.”
10- Kamu gücünü kamu yararı dışında kullananların akıbetleri berbat olabilir ve olmuştur da.
11- Her kamu kurumunda vatanperver, ahlak ve erdem sahibi kamu görevlileri vardır. Bu kişilerin önünden trilyonlar geçse de asla harama el uzatmadıklarına şahit olursunuz. Bu kişiler pek sevilmezler. Çünkü bu kişilere bakınca günahlar akıllara gelir. Bu nedenle yanlış yapan her kamu görevlisinin bu kişiler en nefret ettiği kişilerdir. Gök kubbenin altında hiçbir şeyin gizli kalmayacağı ve bir gün ortaya çıkacağı bilinmelidir.
13- Yanlış işlere bulaşan kamu görevlileri cesaretle nasıl olsa kimse ses çıkarmıyor mantığıyla hareket edebilirler.
16- İlk defa bir kamu görevlisinin yargısal sürecinin sokakta çözülmeye çalışıldığını görüyoruz. Gösterilerle hakimlerin nasıl bir karar vermeleri gerektiği dikte edilmeye çalışılıyor. Herkes yargılanabilir ama niçin tutuksuz yargılama yapılmıyor şeklindeki satır arası gözdağları ile yargısal süreç etkilenmeye çalışılıyor. Halbuki bu tür yöntemlerden sonuç çıkmayacağı gibi başka sorunların ortaya çıkacağı da kaçınılmazdır. Nitekim sokağa çıkarılan öğrencilerin yaşadığı sorunlar herkesin malumudur.
Benzer Haberler
Alo Adalet 135' 1 Eylül'de hayata geçiyor
On başlıkta Memur-Sen’in açıkladığı Kamu Personeli Reform Paketi ve Analizi
Cem Yılmaz hastaneye kaldırıldı! Bakanlıktan açıklama geldi: Sağlık durumu nasıl?
Göç İdaresi Başkanlığı 40 Uzman Yardımcısı Alacak
Açlık sınırı 38 bin 318 TL oldu!
Resmi Gazete'de bugün (29.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (28.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (27.08.2026)