Telefon
WhatsApp
Kamu görevine girişte adaletsizlik yapıldığı algısı giderek yaygınlaşıyor

Uzun süredir kamu personel sisteminden kaynaklanan sorunları anlatarak çözüm önerileri sunmaya çalışıyorum. Basit düzenlemelerle ciddi mesafeler alınabilecekken gerekli adımların atılmaması üzüntü vericidir. Bu yazımda basit düzenlemelerle gençlerin adaletsizlik algısının ortadan nasıl kaldırılabileceğini açıklamaya çalışacağım.

KAMUYA GİRİŞLERDEKİ SÖZLÜ SINAV VE YAPILIŞ ŞEKLİ KAYGI UYANDIRIYOR

Kamu görevine girişte, Hükümete gençlerden gelen en büyük tepki alanı; sözlü sınavlar, sözlü sınavlarının yapılış şekli ve sınavsız personel alımıdır. Bu nedenle, kamu yönetiminde sınavsız personel alımları ile sözlü sınavlar acilen masaya yatırılmalı ve sözlü sınavların alanı daraltılmalıdır.

Hal böyle iken, sözlü sınav uygulaması giderek yaygınlaşmakta ve en alt düzeydeki memura kadar sözlü sınavlarla alım yolu tercih edilmektedir. Yazılı sınavlarda çok yüksek puan alan adayların sözlü sınavlarda başarısız kılınması çok büyük hayal kırıklıkları ve tepkilere sebep olmaktadır. Bu nedenle de gençlerde tanıdığı olmayanların, memur veya işçi olamayacağı algısı giderek ağırlık kazanmaktadır.

Bu nedenle hem memuriyete hem sözleşmeliye hem de işçiliğe giriş sınavlarında uygulanan sözlü sınavlar amacından sapmış, sistem, liyakatli kişilerin alımı yerine, en güçlü referans sahiplerinin alındığı gibi bir algıya dönüşmüştür. Objektif kurallar konularak ya mülakat uygulaması şeffaflaştırılmalı ya da kaldırılmalıdır. Çözüm için de sözlü sınavlar denetime açık hale getirilmeli veya sendikalardan gözlemci uygulamasına geçilmelidir. Benzer bir uygulamaya memur ve işçilerin disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurularak geçilmiştir. Bu önerinin hayata geçirilmesinin zor olmadığını düşünüyorum. Kaldı ki seçim beyannamelerinde bu konuda adımlar atılacağı belirtilmiştir.

Nitekim AK Parti’nin Seçim Beyannamesi’nde; “Kamu görevine ilk defa yapılacak atamalarda, görevin niteliğinin gerektirdiği haller dışında mülakat usulünü kaldıracak, atamaları yazılı sınav sonuçlarına göre yapacağız.” ifadeleri ile bu konuda sorun olduğunu ve çözüm üretilmesi gerektiğini görüyoruz.

Uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen bu konuda hala hiçbir adım atılmaması sınavlara giren gençler arasında ciddi tepkilere sebep olmaktadır. Özellikle sosyal medyada yer alan münferit olaylar büyük bir algıya dönüştürülmektedir. Sözlü sınav denilince adeta torpil algısı zihinleri kaplar hale gelmiştir. Ne kadar adil yapılırsa yapılsın sözlü sınavlarla ilgili algı budur ve de şu ana kadar değiştirilememiştir.

KALKINMA PLANINA GÖRE SÖZLÜ SINAVLAR İSTİSNALAR DIŞINDA KALDIRILACAKTI

2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planında sözlü sınavların oluşturduğu sıkıntılar dikkate alınarak düzenleme yapılacağı kararlaştırılmıştı. Plana göre kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için mevcut sınav sistemi mevzuatta uygulama boyutlarıyla birlikte gözden geçirilerek sözlü sınavların atama yapılacak görevin niteliğinin gerekli kıldığı hallerle sınırlı olarak yapılması sağlanacak, sınav kurullarının tarafsızlığının korunması, şeffaflık, adalet ve hakkaniyet ilkelerini güçlendirecek düzenlemeler hayata geçirilecekti. Uzunca bir süre geçmesine rağmen hiçbir adım atılmaması anlaşılabilir bir durum değildir.

Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik incelendiğinde sözlü sınavların yaygınlaştırıldığı görülecektir. Bunun dışında sözleşmeli personel alımında da sözlü sınav uygulaması sürekli olarak artma eğilimindedir.

Uygulamada sözlü sınavların amaçlanan işlevi yerine getirmediği açıkça görülmektedir. Bu nedenle yönetmelikte sözlü sınavlara ilişkin maddelerin acilen masaya yatırılması gerekiyor. Aksi takdirde oluşan olumsuz algı İktidarı yıpratmaya devam edecektir.

GÖREVDE YÜKSELME SINAVLARINDAKİ SÖZLÜ SINAV UYGULAMASI GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR

Aynı şekilde Kalkınma Planında görevde yükselmede yaşanan sorunlar da dikkate alınarak gerekli adımların atılacağı ifade edilmişti. Planda yer alan ifadelere göre görevde yükselme de uygulanan seçme yöntemleri liyakat esaslı teknikler gözetilerek geliştirilecekti. Ancak bu konuda da geçen bunca süreye rağmen hiçbir olumlu adım atılmamıştır.

Özellikle Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarına ve Sayıştay raporlarına yansıyan ihlaller dikkate alındığında istisnalar kullanılarak görevde yükselme sınavlarının nasıl işlevsiz kılındığı görülecektir. Bu nedenle zaman kaybetmeden bu konuya da çözüm üretilmesi gerekmektedir.

Belediyelerin ısrarları sonucunda KPSS B grubu kadrolara memur alımında sözlü sınav getirilmiştir. Maalesef, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri ve döner sermayeli kuruluşlara ilk defa memur olarak atanacaklara ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmeliğin acilen değiştirilmesi gerekiyor. Yani yönetmelik bu haliyle sadece belediye başkanlarına suistimal alanı oluşturmaktadır.

Bu nedenle objektif olarak mahalli idarelerdeki memur ve işçi alımında uygulanan sözlü sınav uygulaması ile sınavsız personel alımı mutlaka masaya yatırılmalıdır. KPSS sonrasında yapılan sözlü sınav uygulaması ile KPSS puanı aranmadan kura ile personel alımı ister istemez alınan personeli siyasileştirmektedir. Daha önce merkezi yerleştirme ile mahalli idarelere memur alımı yapılırken yönetmelik değişikliği ile KPSS sonrasında ayrıca sözlü sınav getirilmiş ve alınan memurlar işe girdikleri dönemin siyasi kimliğiyle anılır olmaya başlamıştır.

Özellikle BİT’ler (Belediye İktisadi Teşebbüsleri) sınavsız ve ilansız personel alımının merkezi haline getirilmiştir. Uşak Belediyesinde yaşanan hadisenin temelinde sınavsız personel istihdamı yatmaktadır. Şu an BİT’lerde 677.078 işçi çalışıyor. Yine belediyelere ilansız ve sınavsız sözleşmeli personel alımı da ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla sınavsız personel alımını gören gençler ister istemez ümitsizliğe kapılmaktadır.

SÖZLÜ SINAVLARIN AMACA HİZMET ETMEDİĞİ KANITLANMIŞTIR

Sözlü sınav yöntemi ile nitelikli personel seçimi yapılacağı gibi bir savunmanın ne kadar bayatladığı yaşanan süreçte görülmüştür. Sözlü sınavın personel seçiminde niteliği düşürdüğünü dahi rahatlıkla söyleyebiliriz. Hiçbir kesim memnun değilken bu uygulamada niçin ısrar edildiğini de anlamakta zorlanıyoruz. Elbette kariyer meslekler olarak nitelediğimiz kaymakamlık, uzmanlık ve müfettişlik gibi görevlerde sözlü uygulamasını kaldırmak doğru değildir.

Bu nedenle mahalli idareler başta olmak üzere memur, sözleşmeli personel ve işçi alımında KPSS dışında başka bir sınav yapılmamalı, sınavsız personel alımına zinhar tevessül edilmemelidir. Özellikle adaylar için kabusa dönüşen mülakat uygulamasına hızlı bir şekilde çeki düzen verilmesi yerinde olacaktır.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!