Telefon
WhatsApp
Kamu kurumlarında alkolle mücadelede Atatürk döneminden daha gerideyiz

Son günlerde basına yansıyan haberlere bakıldığında ortalığa saçılan nahoş olaylar kamu kurumlarında uyuşturucu ve alkolle mücadelede farklı bir yol ve yöntem izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Alkol ve uyuşturucu ile mücadele deyince bazılarının kulakları dikelse de ülke olarak ciddi bir mücadele verilmezse gençlik için çok geç kalınacaktır.

ATATÜRK DÖNEMİNDE KAMU GÖREVLİLERİNE YÖNELİK ALKOL TEDBİRLERİ
 
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndan önceki 8/3/1926 tarihli ve 788 sayılı Memurin Kanunu alkol konusunda çok katı hükümler içermekteydi. Atatürk’ün alkole karşı tutumunu bilsek de kamu kurumlarındaki alkole karşı tedbirler çok katıdır. Bu Kanunun 30 uncu maddesinde; “Maaş katını mucip ahval şunlardır: 
Kabili setr ve ihfa olmayacak derecede sarhoşluk
, (gizlenemeyecek derecede sarhoşluk) madununa ve eshabı mesalihe suimuamele etmek, bir ayda bir günden fazla sekiz günden az mazeretsiz veya mezuniyetsiz vazifesine devam etmemek, şahsa ait olarak vukubulan müracaatlerde alakadarlara işin neticesi hakkında malümat vermemek.”
Yine bu Kanunun 32’nci maddesinde; “Sınıf tenzilini mucip ahval şunlardır: Kumar oynamak, 
vazifesi başına sarhoş gelmek hava oyunu oynamak, muayyen terfi müddeti zarfında ceman iki ay mazeretsiz ve mezuniyetsiz devamsızlığı görülmek.”

Görüleceği üzere Atatürk döneminde yürürlükte olan 788 sayılı Kanun, alkolle mücadelede kamu görevlileri için çok sıkı kurallar getirmiştir. Buna göre sarhoşluğu itiyat haline getirmek memuriyetten ihracı gerektirmektedir.

DEVLET MEMURLARI KANUNU’NDAKİ ALKOL YASAĞI

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D maddesinde, kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren fiiller arasında göreve sarhoş gelmek ve görev yerinde alkollü içki içmek sayılmıştır.

DEVLET MEMURLARI KANUNUNDAKİ UYUŞTURUCU YASAĞI

657 sayılı Kanunda uyuşturucu ifadesi geçmemektedir. Ancak 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde yer alan; “…Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir…” hükmü gereğince uyuşturucu vb. madde kullananlar için de disiplin cezası verilmesi mümkündür.

Hatta uyuşturucu madde kullananlar için Kanunda yer alan; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiiline verilen memuriyetten ihraç cezası verilebilmektedir. Nitekim Danıştay 12. Dairesinin Esas No: 2020/1528, Karar No: 2020/3135 sayılı Kararında da bu durum açıkça görülmektedir.

Son zamanlarda birçok ünlü (!) şahsa yönelik yapılan operasyonlarda ilgililerin uyuşturucu testleri pozitif çıkmıştı. Bunun yanında Etimesgut Belediye Başkanı dahil birçok kamu görevlisinin uyuşturucu testleri de pozitif çıkmıştı.

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan (önceki rezervlerim halen geçerlidir) cesur bir adım atarak gönüllülük esası kapsamında belediye iştiraklerindeki işçilere uyuşturucu testi uygulatmıştı. Bu uygulamanın ne kadar hukuki olduğu, uygulanan uyuşturucu testinin diğer kamu personellerine uygulanıp uygulanamayacağı ve nasıl bir hukuki süreç izleneceği halen tartışılmaktadır. Şimdilik bunu bir kenarda tutalım.

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın talimatıyla belediye iştirakinde başlatılan gönüllü test uygulamasında 213 personelden alınan kan ve saç örneklerinde ilk taramada 171 kişinin test sonucu pozitif çıkarken, yapılan ikinci testte bu sayının 129’a düştüğü belirlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyu ihbar kabul ederek 129 şüpheli hakkında adli tahkikat başlattı. Bu tablo nereden bakılırsa bakılsın bir kamu kurumu için oldukça vahimdir.

Daha öncede adliyede yaşanan bazı olayları da dikkate aldığımızda acil tedbirler alınması gerektiği aşikardır. Son olarak Aile Hekimliğinde görev yapan bir doktorun sarhoş olduğu halde işe geldiği ve tartıştığı anlar sosyal medyada paylaşılmaya başladı. Anlaşıldığı kadarıyla bu konular bireysel özgürlük alanının çok ötesine geçmiş ve kamuyu ciddi şekilde tehdit eder hale gelmiştir.

ACİLEN YAPILMASI GEREKENLER

Anlaşıldığı kadarıyla kamu personeline gönüllülük dışında uyuşturucu testinin uygulanması oldukça zor görülüyor. Belki bir soruşturma olması halinde ilgililer bu testleri yaptırmaya adli kolluk vasıtasıyla zorlanabilir. Ancak sair zamanlarda kamu personeline zorunlu test uygulanması problemli görünüyor. Personelden gelecek itiraz konuyu farklı noktalara götürecek ve sorun daha karmaşık hale gelecektir.

Bu konuda Eylem Planında en dikkat çeken ifade; “Eğitim kurumlarında yardımcı hizmetler sağlayan (temizlik personeli, güvenlik görevlisi, kantin görevlisi, okul servisi şoför ve diğer personelleri) kişilerin işe başlamadan önce gerekli güvenlik soruşturma ve araştırmalarının düzenli olarak yapılmasıdır.”

Sonuç olarak bu konuda mevzuat değişikliği yapılarak tartışmalar sonlandırılmalı ve bütün kamu personeli için belirli aralıklarla test yaptırma zorunluluğu getirilmelidir. Sürecin sancısız olması için de geçiş süreci öngörülmelidir. Yoksa çok geç kalınmış olacak.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!