Kariyer mesleklerdeki merkez taşra ayrımı ve ortaya çıkardığı sorunlar
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ahmet ÜNLÜ'nün yazısı...
Söz verdiğim üzere okuyucularımızdan gelen sorunları gündeme getirmeye çalışacağım. Bugünkü yazımda kariyer meslekler arasındaki merkez ve taşra ayrımına yer vererek merkez taşra ayrımının kaldırılıp kaldırılamayacağı ile bunların özlük haklarını açıklamaya çalışacağım.
“1- Gelir Uzmanları da kariyer meslekler arasında sayılmış ancak 666 sayılı KHK ile 2011 yılında dışarda bırakılmıştır. Yeni düzenlemeyle Gelir Uzmanları da düzenlemeye dahil edilmeli ve 14 yıldır gasp edilen özlük hakları verilmelidir. 2- Gelir uzmanları 2011 yılında 666 sayılı KHK ile ortaya çıkan merkez taşra ayrımının kaldırılarak haksızlığın giderilmesini istiyor asıl buna değinmelisiniz. 3- Taşra diye adlandırılan kariyer meslek mensuplarından yazınızda bahsetmemeniz olmamıştır. Bir daha ki yazınızda bu konuya değinmenizi isteriz.” Bunlara benzer çok sayıda yorum gelmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı yıllar önce taşra teşkilatlarında uzman istihdamına karar vermiş ve taşra teşkilatında yapmış olduğu sınavla birçok çalışanı gelir uzmanı olarak atamıştır. Bu sınavlar sonrasında taşra teşkilatında görev yapan binlerce çalışan gelir uzmanı olarak atanmıştır. Bakanlık bu uygulama ile hem taşrada çalışan personelin niteliğini arttırmaya çalışmış hem de mali haklarını iyileştirmiştir. Yıllarca memur ve şef olarak görev yapanların Gelir Uzmanı olarak atanması mali olarak ciddi bir iyileştirme sağlamıştır.
Daha sonraki yıllarda ise kanun gereği sınavla gelir uzman yardımcısı istihdamına yönelmiştir. Sonuç olarak Bakanlığın bu politikası sonrasında personel kalitesi ciddi şekilde artmıştır. Ancak ilerleyen süreçte sınavla mesleğe yardımcı olarak giren ve belirli bir süre sonra Uzmanlığa atananların haklı talepleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Benzer talepte bulunan SGK çalışanları için böyle bir düzenleme yapılmamıştır.
Taşrada görev yapan Gelir Uzmanı veya Gelir Uzman Yardımcıları girdikleri sınavlarla bakanlıkların merkez teşkilatlarında görev yapan Uzman yardımcılıklarına atanabilmektedirler.
Ayrıca kariyer mesleklerde kanun dışında unvanlar arasında geçiş bulunmamaktadır.
657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan kariyer uzmanlarla aynı durumda olduklarını belirten Gelir Uzmanları özlük haklarının da bunlarla aynı seviyeye çıkarılmasını talep ediyorlar. Gelir Uzmanlarının özlük haklarının düzeltilmesi gerektiğinde şüphe yoktur. Ancak bunun merkez teşkilatında görev yapan uzmanlarla aynı haklara sahip olma şeklinde olmasını oldukça zor görüyorum.
Kanuni düzenleme ile Vergi Denetmenlerinin tamamı vergi müfettişi olarak atanmıştı. Bu uygulama sonrasında Hesap Uzmanları, Maliye Müfettişleri ve Gelirler Kontrolörleri Vergi Müfettişi olarak atanmış ve bunların moral ve motivasyonları bozulmuştu. Çünkü bunlar Vergi Denetmenleri ile aynı seviyeye gelmişlerdi. Halen aynı uygulamanın sonucunda vergi denetimi Vergi Müfettişleri tarafından yapılmaktadır. Benzer düzenleme Milli Eğitim Bakanlığındaki ilköğretim müfettişlerinin maarif müfettişi yapılmasında da yaşanmıştı.
Gelir uzmanlarının ek göstergeleri son düzenleme ile 3600 olarak düzeltilmiştir. Bunlar haklı olarak iyi de bizlerle hemşirelerin, imamların ve polislerin ek göstergeleri aynı oldu diyorlar. Buna diyecek bir şeyimiz yok.
Çalışma şartlarına ve niteliklerine bakıldığında geniş bir mevzuat bilgisine sahip olarak görev yaptıklarını biliyoruz. Bu açıdan bakıldığında birçok merkez teşkilatındaki uzmandan daha zor şartlar altında görev yaptıklarını ifade etmemiz gerekiyor. Makul olan ise merkez teşkilatında görev yapan uzmanlarla eşitlenmekten ziyade mali haklarının iyileştirilmesinin sağlanmasıdır.
Bir takipçimiz; “45 yıldır süregelen üniversite memurlarının kanayan yarası tayin problemi bir an önce çözüme kavuşmalıdır. Aile bütünlüğü sağlanamamaktadır.” ifadelerini kullanmış.
7. Dönem Toplu Sözleşme metninde konuyla ilgili olarak mutabakat sağlanmıştı. Buna göre Sözleşmenin Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna ilişkin bölümünde, devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aynı unvanlı memurların karşılıklı naklen atanmasının kolaylaştırılması hükme bağlanmıştır.
Ancak gelinen noktada somut bir gelişme olmamıştır. Çok basit bir şekilde çözüm üretilebilecek bir konuda somut gelişme olmaması anlaşılabilir bir durum değildir. Yapılacak ise oldukça basit olup Cumhurbaşkanı kararı ile üniversiteler arası geçişlerde açıktan atama izni verilen kadrolardan düşülmemesi sağlanmalıdır. Bundan sonrası ise tamamen YÖK’ün koordinasyonunda çözüm üretilmesidir. Sorunun birazcık işin sahipsiz kalmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Becayiş aynı kurumda olanlar için yapılacağından bu kavramın dikkatli kullanılması gerekmektedir.
Benzer Haberler
Resmi Gazete'de bugün (29.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (28.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (27.08.2026)
3 aylık maaşını alamadan vefat eden eşimin maaşını alabilir miyim?
Halen memur olarak çalışıyorum, Emekli Sandığı emeklisi eşimden dul maaşı alabilir miyim?
Kademeli emeklilikte kim ne zaman emekli olacak?İşte detayalar...
Resmi Gazete'de bugün (26.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (25.08.2026)