Telefon
WhatsApp
Mahalli idarelerde gerekli reformlar yapılmazsa daha çok yolsuzluğa şahit olacağız

Basında her gün belediye operasyonları haberleriyle uyanır hale geldik. Belediye, operasyon, gözaltı ve tutuklama kavramları kulaklarımızda çınlar hale gelmiştir. Yıllardır bu köşede mahalli idarelerdeki sorunları gündeme getiriyor ve çözüm önerileri sunuyoruz. Bu yazımızda konuyu birçok açıdan gündeme getirmeye çalışacağım.

Mahalli idarelerin çalışma tarzı merkezi idareden çok farklıdır
 

Bu nedenle mevzuata bire bir uygun hareket edilmesi halinde çok büyük sorunlar yaşanabilir düşüncesiyle bazı hallerde önce iş yapılır sonra ihale dosyası hazırlanmak zorunda kalınabilir. Bazen aşırı hız kazayı da beraberinde getirmektedir. Bazen bu kazalar taksirle bazen de kasıtla olabilmektedir. İşte bu tür durumlar için şeffaflık kaçınılmaz hale gelmektedir. Elbette her zaman böyle hareket ediliyor diyerek genelleştirme yapamayız.

Belediye Kanunu bu tür acil ihtiyaçlar olabileceğini öngörerek belediye iştirakleri kurulmasına imkan sağlamıştır. İlk dönemlerde iştirakler çok büyük fonksiyon icra etmiştir. Ancak ilerleyen süreçte bazı iştirakler adeta sinek üreten mekanlar haline gelmiştir. Öyle ki kuralsızlığın kural haline gelmesi buralarda sıradanlaşmıştır. Gelinen noktada ise iştirakler belediye başkanlarının ve siyasi partilerin arka bahçeleri veya istihdam merkezleri haline gelmiştir.

Mahalli idareler ve iştirakleri için acilen alınması gereken tedbirler

Tek tek sineklerle uğraşmak yerine siyasi partilerin arka bahçeleri haline gelen iştiraklere çeki düzen verilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Meclis denetim komisyonları da iştiraklere ilişkin bilgi ve belge alamadığı için buralarda yeterli denetim de yapılamamaktadır. Her ne kadar bağımsız denetim firmaları buralarla ilgili rapor hazırlasalar da bu raporların sağlıklı olduğunu düşünemeyiz. Çünkü bağımsız denetim firmaları nihayetinde bu raporları ücreti mukabilinde hazırladıkları için sıkıntı çıkaracak tespitlere yer verilmesi bu firmaların sözleşmelerinin sona ermesine yol açabilmektedir.

Bu kadar kuralsız yöntemlerle kullanılan imkanların belediyelerce bırakılmak istenmeyeceğini düşünüyorum. Ancak gelinen noktada bıçak kemiğe dayanmış ve yolun sonu görünmeye başlamıştır. Öyle ki birçok belediye iştiraki mali olarak sürdürülebilir olmaktan çıkmış ve adeta borç batağına düşmüştür.

Ortaya çıkan denetim ve Sayıştay raporları bu durumu oldukça göstermektedir. Bir de yayınlanmayan raporlar düşünüldüğünde ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Bu nedenle vergi gelirlerine yüklenmek yerine mahalli idarelerin bir bütün olarak analiz edilerek harcamaların kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu ülke hepimizin ve belediye başkanlarının keyfi için bu kuralsızlıklara sessiz kalınmaması gerektiğini ve dur denilmesinin vaktinin geldiğini düşünüyorum. İyi niyetlerle vatandaşa hizmet etmek için kurulan belediye iştirakleri günün sonunda ya istihdam ya da ihalesiz işler merkezlerine dönüşmüştür. Sabırla bekliyoruz. Şimdi de Belediyeler ve İktisadi Teşebbüslerinde acilen alınması gereken tedbirleri ve reform alanlarını maddeler halinde sıralayalım.

2- Borcu olan iştiraklerin personel alımına son verilmeli ya da merkezi idarenin onayı aranmalıdır. İştiraklere alınan personeller için yapılan sınavlar ve sınav şekilleri ile personelin okul vb. bilgileri oluşturulacak merkezi veri tabanına kaydedilmelidir.

3- İştiraklerde çalışanlar için ücret tavanı getirilmeli, bunun için de emsali memurların aldıkları ücretler esas alınmalıdır. Basına yansıyan bir iştirakin genel müdürünün 340 bin TL ücret aldığı ortaya çıkmıştır. Bazıları için düşük olsa da ülke şartlarında sıra dışı bir ücrettir.

5- İştirakler için oluşturulacak personel ve muhasebe yazılımları ile bütün ödemelerin ve personel alımlarının merkezden takibi sağlanmalıdır.

6- İştirakler için acilen insan kaynakları yönetmeliği çıkarılmalı ve bu yönetmelikte alınacak personellerin şartları ve sınav usullerine yer verilmelidir. İştiraklerdeki yönetim kurulu dahil bütün personelin maaş vb. bilgileri unvan bazında internetten yayınlanmalıdır.

8- Belediye Başkanlarının kamu kaynaklarıyla gizli veya açık reklam yapmasının önüne geçilmelidir. Başkanların boy boy reklamlarla milletin parasını çarçur etmelerinin önüne geçilmelidir. Özellikle belediyelerin yaptığı işlerin duyurulması adı altında gizli veya açık reklamlar bıkkınlık vermeye başlamıştır.

9- Belediyelerin büyük yatırımları için merkezi idarenin onayının alınması sağlanmalıdır. Hesapsız kitapsız yapılan büyük yatırımlar bazen çöplük haline gelebilmektedir.

10- Belediyelerin çay, çorba vb. yöntemlerle yaptığı kontrolsüz harcamaların önüne geçilmeli, temsil, tanıtım ve fuar faaliyetlerine çeki düzen verilmelidir. Hiçbir denetim görevlisi çay, çorba vb. ödemeleri denetleyemez. Birçok farklı harcamalar bu yöntemlerle gizlenmeye çalışılmakta, gariban vatandaş ise sıcak çorba içtiğini düşünmektedir.

11- Ben seçimle geldim istediğimi yaparım yöntemi sona erdirilmeli, özellikle belediyelerin borçlanmalarında çok sıkı kriterler getirilmelidir.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!