Telefon
WhatsApp
Memurların ek gelir sağlaması ve ticari faaliyet yasağının sınırları

Bir devlet memuru kitap yazıp telif geliri elde edebilir mi? Mesai saatleri dışında özel sektörde çalışabilir mi? Uzmanlığından yararlanarak ders verebilir, danışmanlık yapabilir veya hayvancılıkla uğraşabilir mi?

1-657 sayılı Kanun ticari kazanç getirici faaliyet yasağının kapsamı

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi, memurların ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerine önemli sınırlamalar getiriyor. Madde uyarınca memurlar, Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamaz; ticari işletmelerde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil olamaz ve kanunda belirtilen şirketlerde ortaklık üstlenemezler. Ayrıca mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak amacıyla ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamazlar; maddede belirtilen iş yerlerinde çalışamazlar. Kanun, bazı kooperatifler ve meslek kuruluşlarındaki görevler gibi istisnalara da yer vermektedir.

2-Kitap yazılması ve telif geliri elde edilmesi

Bir memurun kitap yazması ve eserinden telif geliri elde etmesiyle bir ticari işletme kurarak kitap satışı yapması aynı şey değildir. Eser meydana getirmek, fikrî hak sahibi olmak ve bu haklardan telif geliri elde etmek, faaliyetin niteliğine göre ticari işletme işletmekten farklı değerlendirilebilir. Buna karşılık düzenli bir ticari organizasyon kurmak, satış faaliyetini bizzat işletmek veya kamu görevini kişisel kazanç sağlamak amacıyla kullanmak farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Dolayısıyla yalnızca gelir elde edildiği gerekçesiyle her telif faaliyetini yasak kabul etmek de her türlü kitap satışını serbest saymak da doğru değildir. Özetle kitap, dergi vb. telif geliri elde etmek yasak kapsamında değildir. Ticari kazanç elde edilmediği sürece youtube yayınları da bu kapsamdadır.

3-Memurun mesai saatleri dışında özel sektörde çalışması

Mesai saatleri dışında çalışmak, 657 sayılı Kanun’un getirdiği yasakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Devlet Personel Başkanlığının 28 Nisan 2016 tarihli ve 2570 sayılı görüşünde, üniversite hastanesinde hemşire olarak görev yapan personelin mesai saatleri dışında özel bir hastanede işyeri sağlık personeli olarak çalışamayacağı değerlendirilmiştir.

Bu örnek, kamu görevlisinin mesai dışındaki zamanının her türlü çalışma için serbest bir alan olmadığını gösteriyor. Özellikle sağlık hizmetleri gibi özel düzenlemelere tabi alanlarda, genel hükümlerin yanında ilgili meslek mevzuatı da incelenmelidir.

4-Aylıksız izne ayrılan memurların özel şirketlerde veya serbest olarak çalışması

Aylıksız izin, memurun devlet memurluğu statüsünden kaynaklanan bütün yükümlülüklerinden kurtulduğu anlamına gelmez. Devlet Personel Başkanlığının 12 Mayıs 2016 tarihli ve 2951 sayılı görüşünde, 657 sayılı Kanun’un 108. maddesi kapsamında aylıksız izin kullanan memurların, memuriyet statüsünden kaynaklanan yükümlülüklerinin devam ettiği belirtilerek yasak kapsamındaki ticari faaliyetlerde bulunamayacakları sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle yalnızca aylıksız izinde bulunmak, özel sektörde çalışmak için yeterli bir hukuki dayanak oluşturmaz. Yapılacak işin niteliği ve varsa özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir kamu görevlisinin uzmanlığı nedeniyle seminere davet edilmesi ya da eğitim vermesinin istenmesi, sık karşılaşılan durumlardandır. Ancak ücretin kim tarafından ve hangi hukuki dayanakla ödeneceği önemlidir.

Mülga Devlet Personel Başkanlığının 16 Mayıs 2014 tarihli ve 2405 sayılı görüşünde, Dünya Bankasının düzenlediği bir seminerde konuşmacı olacak kurum personelinin sunumu karşılığında doğrudan Dünya Bankasından ücret alamayacağı; buna karşılık 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi çerçevesinde ders görevi verilmesi ve ilgili Kanun’un 176. maddesine göre kurumunca ücret ödenmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Bu görüş, uzmanlığın kamu yararına kullanılmasına engel olunmadığını; ancak ödeme ve görevlendirmenin hukuki bir zemine dayanması gerektiğini gösteriyor.

İş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği eğitimleri bakımından da benzer bir konu gündeme gelmiştir. Mülga Devlet Personel Başkanlığının 24 Temmuz 2015 tarihli ve 4966 sayılı görüşünde, gerekli koşulların sağlanması hâlinde belirli eğitim faaliyetlerinde mesai dışında, kurum izniyle ve haftada on saati aşmamak üzere ders görevi alınabileceği belirtilmiştir. Ancak bu görüşler, bütün memurların her türlü özel eğitim kurumunda ders verebileceği anlamına gelmez. İlgili kişinin statüsü, görev alanı, özel mevzuat ve gerekli izinler birlikte incelenmelidir.

Devlet memurunun gelir elde etmek amacıyla damızlık küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapması ve yetiştirici birliğinin yönetiminde görev alması da değerlendirilmiş konulardandır. Mülga Devlet Personel Başkanlığının 23 Kasım 2016 tarihli ve 6837 sayılı görüşünde, söz konusu faaliyetin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesi kapsamında yasak olduğu; ilgili yetiştirici birliğine üyelik ve birliğin yönetim ve denetim kurullarında görev alma bakımından da olumsuz değerlendirme yapıldığı görülmektedir.

Bu örnek, ticari faaliyet yasağının yalnızca şirket kurmak veya dükkân işletmekle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Gelir getirici üretim faaliyetlerinin de niteliğine göre yasak kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.

Yasak olan gelir elde etmek değil, kanunun yasakladığı faaliyeti yürütmektir

Memurların gelir getirici faaliyetleri konusunda üç temel ilke gözden kaçırılmamalıdır: Birincisi: Gelir elde edilmesi ile ticari faaliyette bulunulması aynı şey değildir. Telif geliri, ders ücreti, ticari işletme kazancı ve serbest meslek geliri kendi hukuki özellikleri içinde değerlendirilmelidir. İkincisi: Mesai dışında olmak veya aylıksız izne ayrılmak, ticari faaliyet yasağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Üçüncüsü: Eski tarihli idari görüşler yol gösterici olabilir; ancak bunlar güncel mevzuatın ve somut olayın incelenmesinin yerine geçmez. Özellikle özel kanunlara tabi personel bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!