Telefon
WhatsApp
On başlıkta Memur-Sen’in açıkladığı Kamu Personeli Reform Paketi ve Analizi (2)

Dünkü yazımda Memur-Sen tarafından hazırlatılan Kamu Personel Sistemi Reform Paketini ve içerisinde yer alan önerileri açıklamıştım. Bugünkü yazımda ise bu önerileri derinlemesine analiz etmeye çalışacağım.

Öneride yer alan; “Kamu kurumu kuruluşlarında mülakat tamamen kaldırılmalıdır. Bilgi ve beceriyi ölçen ehliyet liyakat temelli objektif usuller getirilmelidir.” ifadeleri oldukça yerinde olmakla birlikte her meslek için bu öneri doğru değildir. Kariyer meslekler için bu önerinin kaldırılması ne geçmişte ne günümüzde ne de gelecekte mümkün değildir. Kariyer mesleklerin kritikliği de buradan gelmektedir.

2. KAMU PERSONEL REJİMİNDE STATÜLER SADELEŞTİRMEMELİ

Öneride yer alan; “Kadrolu istihdam esas alınmalı, sözleşmeli istihdama son verilmelidir.” ifadeleri son derece isabetlidir. Sözleşmeli personel istisna olmalıdır. Her ne kadar belirli bir süre sonra memur kadrolarına geçirilseler de bu yöntem sakıncalıdır. Nitekim uygulamada yaşanan sorunlar bunu doğrulamaktadır. Aynı görev farklı statü ve ücretle yerine getirilmektedir.

Maaş sistemindeki karmaşa yıllardır tartışılan ama bir türlü düzeltilemeyen bir sorundur. Maaşın hangi unsurlardan oluşacağı hususu üzerinde çalışılması gereken bir konudur. Kamu çalışanları arasındaki ücret dengesizliği ise sürekli tartışma konusudur. En düşük memur maaşının en düşük işçi maaşının üzerine çıkarılması yönündeki öneri de oldukça yerindedir. Ancak İş Kanununa göre istihdam edilen oldukça nitelikli personel bulunmakta olup bazı işçilerin memurlardan çok fazla ücret almaları mümkündür. Dolayısıyla bunlara düşük ücret verilmesi işin doğası gereği mümkün değildir. Bazı durumlarda sözleşmeli olarak görev yapan personelin kurum amirinden daha fazla ücret aldığına da rastlanabilmektedir ve bu durum son derece normal karşılanmaktadır.

Yine bütün gelirlerin emekli matrahına dahil edilmesi önerisi de üzerinde düşünülmesi ve aktüeryal dengelerin hesap edilmesi gereken bir konudur. Bu değişiklikler bugünden yarına yapılacak değişiklikler kapsamında değildir.

4. EMEKLİLİK SİSTEMİ YENİLENMELİ

2008 öncesi ve sonrası emeklilik sistemi büyük bir karmaşa oluşturmuştur. Henüz 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/c’li çok fazla emekli yoktur. İlerleyen süreçte bu ikili ayrım büyük bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Bu konuda çok sayıda yazı kaleme aldım.

Öneride yer alan; Personel mevzuatına ilişkin görüş veren, toplu sözleşmenin uygulanmasını takip eden, teşkilat biçimlerini düzenleyen merkezi bir üst kurum kurularak sistem yönetimdeki dağınıklık toparlanmalı ve muhataplık sorunu çözülmelidir ifadeleri oldukça değerlidir. Bu dağınıklık kendisini her daim göstermektedir. Bu konuda çok sayıda yazı kaleme alarak bu sorunu gündeme taşıdım. Her kesimin ittifak ettiği yegane konulardan birisi de budur.

6. MEMURLARIN GENEL HAKLARI VE YASAKLARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Öneride yer alan; “Siyaset yasağı sonlandırılmalıdır. Toplu eylem ve grev yasakları kaldırılmalıdır. Kılık kıyafet yönetmeliği özgürlükçü ve disiplin mevzuatı adil bir yapıya kavuşturulmalıdır.” ifadeleri kısmen tartışmalıdır.

Kamu işçilerinin siyaset serbestisinin ortaya çıkardığı sorunlar ortada iken asli ve sürekli kamu hizmeti gören memurlara ve diğer kamu görevlilerine siyaset serbestisi getirmenin büyük bir karmaşa oluşturacağını düşünüyorum.

Ayrıca kamu kurumlarında kılık kıyafet yönetmeliği fiilen uygulanmamaktadır. Kıyafet özgürlüğü ise zirvelere çıkmıştır. Disiplin mevzuatının güncellenmesi ise zaruri hale gelmiştir.

7. 1. DERECEYE 3600 EK GÖSTERGE ARTIK HAYATA GEÇİRİLMELİ

Öneride yer alan; “1. dereceye gelen bütün kamu kremlerinin ek göstergeleri 3600’e yükseltilmelidir.” ifadeleri hakkındaki görüşlerimi birçok yazımda belirttim. Bu konuda verilen bir söz olduğu malum ama o sözün yerine getirilmesinden sonra nasıl bir manzaranın ortaya çıkacağı konusunda ise bir öneri ve öngörü yok. Nitekim 3600 ek gösterge düzenlemesi bir çok sorunu beraberinde getirdi. Ortaya çıkacak yeni sorunlar için nasıl bir tedbir alınacağının da açıklanması gerekiyor.

8. GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVLARI PERİYODİK OLMALI

Öneride yer alan; “Görevde yükselme ve unvan değişiklikleri sınavları düzenli olarak en geç üç yılda bir gerçekleştirilmelidir. Görevde yükselme ve unvan değişiklikleri sınavlarında mülakat kaldırılmalıdır.” ifadeleri oldukça yerindedir. Mevcut uygulamada yer alan mülakat ise her kesimin şikayet ettiği bir noktaya gelmiştir.

9. 4688 SAYILI KANUN DEĞİŞTİRİLMELİ

Örgütlenme özgürlüğüne hiç kimse bir şey diyemez. Zaten herkesin ve her kesimin tamam dediği bir husustur. Ancak dayanışma aidatının hayata geçirilmesi halinde ortaya nasıl bir manzara çıkacağının simülasyonunun yapılması gerekir. Örgütlenme özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden birisi olan manuel yöntemlerle üyelik yapılmasına karşı çıkılması ve e-devlet üzerinden üyeliğin savunulması gerekiyor. Bu yönde şuana kadar bir açıklama göremedik.

10. KRONİK SORUNLARA İVEDİ ÇÖZÜMLER GETİRİLMELİ

Öneride yer alan; “Disiplin affı çıkarılmalıdır. İlave 1 derece verilmelidir. Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalıdır. Akademik personelin mali hakları iyileştirilmelidir. Diğer meslek gruplarına yönelik maaş düzenlemesi yapılmalıdır. Kamu görevlerine bayram ikramiyesi verilmelidir. YHS’deki personel GİH’e geçirilmelidir. Gelir vergisi %15’e sabitlenmelidir. Kariyer uzmanlarının özlük hakları iyileştirmelidir. Disiplin suç ve cezaları düzenlenmeli, keyfilikten kaçınmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınmalı, kamuda şiddete karşı etkili önlemler geliştirilmelidir.” ifadeleri oldukça kıymetlidir. Ancak bunların hayata geçilmesi için sendikal takip de bir o kadar önemlidir. Bu konuda biraz gayret gerekiyor. Mevcut gayretin yetersizliği ise izahtan varestedir.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!