Telefon
WhatsApp
Özel kalemden mühendisliğe sınavsız geçiş: Sayıştay’dan ders niteliğinde karar!

Kamu kurumlarında liyakat sistemini aşmanın en kestirme yollarından biri, istisnai memuriyet kadrolarının amacı dışında kullanılmasıdır. Özellikle özel kalem müdürlüğü kadroları üzerinden yapılan atamalar, yıllardır kamu personel rejiminin tartışmalı konuları arasında yer alıyor.

Üstelik ilgili kişinin mühendislik diplomasına sahip olması da bu atamayı hukuka uygun hâle getirmiyordu. Çünkü Sayıştay uzun süredir istisnai memuriyetlerden bazı kadrolara sınavsız geçişleri sorunlu görüyor ve tazmin hükmü veriyor.

Sayıştay, mevzuata aykırı atama nedeniyle mühendis kadrosu üzerinden yapılan zam ve tazminat ödemelerinin kamu zararına yol açtığını belirledi. Kamu zararının tazmininden harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve atamayı onaylayan belediye başkan yardımcısı sorumlu tutuldu.

İşin dikkat çekici tarafı, sınavsız mühendis kadrosuna geçirilen kişinin aynı zamanda harcama yetkilisi olmasıydı. İlgili kişi, atama işlemini insan kaynakları biriminin gerçekleştirdiğini ve kendisinin yalnızca ödeme belgelerini imzaladığını ileri sürdü. Ancak Sayıştay Temyiz Kurulu bu savunmayı yeterli bulmadı ve kararın düzeltilmesi talebini oy birliğiyle reddetti.

Peki, asıl sorumlular kim?

Kararın üzerinde durulması gereken bir başka boyutu daha var. Önceki temyiz aşamasında dile getirilen karşı oy gerekçesinde, hukuka aykırı atamayı hazırlayan ve onaylayan görevlilerin sorumluluğuna dikkat çekilmişti.

Sonuç ve öneriler

1- Özel kalem müdürlüğü kadroları atama köprüsüne dönüştürülmemelidir ve bu kadrolardan diğer memuriyetlere geçişler sıkı denetime tabi tutulmalıdır.

2- Sınavsız geçişlerin tamamı incelenmeli ve belediyelerde istisnai memuriyetler üzerinden yapılan atamalar, özellikle görevde yükselme ve unvan değişikliği şartları açısından denetlenmelidir.

3- Sorumluluk zinciri eksiksiz kurulmalı ve hukuka aykırı atamayı hazırlayan, teklif eden, onaylayan ve buna dayanarak ödeme gerçekleştiren görevlilerin sorumlulukları somut kusurları esas alınarak belirlenmelidir.

Son olarak bu kararın verdiği mesaj son derece açıktır: Özel kalem müdürlüğü, sınavla girilmesi gereken kadrolara açılan bir arka kapı değildir.

Kamu yönetiminde liyakat, yalnızca sınav kazananlardan beklenen bir yükümlülük olamaz. Atamayı yapanlar da aynı kurallara uymak zorundadır. Asıl mesele, hukuka aykırı atamadan sonra kamu zararını tahsil etmek değil, o atamanın baştan yapılmasını önlemektir. Çünkü kamu yönetiminde esas başarı, usulsüzlüğün faturasını çıkarmak değil, usulsüzlüğe kapıyı hiç açmamaktır.

Sınavsız Müdür atamalarına fren yapıldı ama kapı tamamen kapatılmadı!

Kamu yönetiminde liyakat ilkesini zedeleyen uygulamalardan biri olan sınavsız müdür atamalarına ilişkin önemli bir düzenleme yapıldı. Ancak 31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, sınavsız atamaları tamamen ortadan kaldırmıyor. Yalnızca belirli atamalara üç yıllık çalışma şartı getirerek uygulamayı kısmen sınırlandırıyor. Dolayısıyla yapılan değişiklik olumlu olmakla birlikte sorunun köklü çözümü için yeterli değildir.

Genel Yönetmeliğe eklenen 5’inci maddeye göre, görevde yükselme sınavına tabi olmayan müdür ve müdür yardımcısı kadroları ile bunlara denk veya daha üst yöneticilik kadrolarında bulunmuş kişilerin, Yönetmelik kapsamındaki müdür ve müdür yardımcısı kadrolarına sınavsız atanabilmeleri için ilgili yöneticilik görevlerinde kesintisiz en az üç yıl asaleten ve fiilen çalışmış olmaları gerekiyor.

Örneğin, görevde yükselme sınavına tabi olmayan bir il müdür yardımcısı kadrosuna atanan kişi, artık yalnızca birkaç ay bu görevde bulunarak yeni düzenleme kapsamındaki bir şube müdürlüğüne sınavsız geçiş yapamayacaktır. Bu yönüyle değişikliğin yerinde olduğunu ifade etmek gerekiyor. Ancak asıl mesele bundan sonra başlıyor.

Üç yıl bekleyen yine sınavsız müdür olabilecek!

Yeni düzenlemenin en önemli eksikliği, sınavsız atama imkânını tamamen ortadan kaldırmamasıdır. Çünkü getirilen şart, sınavsız atanmayı yasaklamıyor; bu imkânın kullanılmasını üç yıllık kesintisiz yöneticilik süresine bağlıyor.

Başka bir ifadeyle, sınavdan muaf bir yöneticilik kadrosuna atanan kişi, diğer şartları da taşıması kaydıyla bu görevde üç yıl asaleten ve fiilen çalıştıktan sonra sınava tabi müdürlük kadrolarına yine sınavsız atanabilecek.

Halbuki Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yaptığı yönetmelik değişikliği ile bu açığı da kapatmıştı. Kamu kurumlarının SGK’nın görevde yükselme yönetmeliğini esas almalarını ve açık kapıların tamamen kapatılmasını temenni ediyoruz.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!