Telefon
WhatsApp
Polatlar kararı ışığında yargı gerçeği ya da düşünmemiz gerekenler (2)

“Polatlar kararı ışığında yargı gerçeği ya da düşünmemiz gerekenler” başlıklı yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Sosyal medyada büyük yer kaplayan soruşturmalar ve davalar

Bir davanın veya soruşturmanın sosyal medyada yer alması hakim ve savcıları baskı altına almaktadır. Öyle ki hakim ve savcılar olayların sosyal medyaya düşüp düşmediğini sorgular hale gelmişlerdir. Bu durumun sağlıklı olduğunu belirtmek mümkün değildir. Soruşturmanın hakim ve savcılarının yanında bir de sosyal medya hakim ve savcıları ortaya çıkmaktadır. Dosyayı bir bütün olarak bilmeyenler sosyal medyada karar verir hale gelince işler çığırından çıkabilmektedir.

Bir tarafta dosyada yer alan bilgi ve belgeler. Diğer yanda ise Polatların lüks araçlarına dahi el konulduğu bir durum. Şayet elde yeterli delil yoksa niçin bu kadar mala mülke el konuldu yoksa deliller yeterliyse niçin bu adamlar tutuksuz yargılanmaya başladı soruları gibi çok sayıda sorular havada uçuşur hale gelmiştir.

Ancak nereden bakılırsa bakılsın orta yer de yargı adına sıkıntılı bir durum olduğu aşikardır. Polatların mali durumunun iyi olması nedeniyle yetkin avukatlarla savunulmasının kısa sürede tutukluluğunun sonlandırılmasında ne kadar etkili olduğunu ise bilemiyoruz.

 
Sosyal medyaya düşen soruşturmalar ve yargıyı bekleyen tehlike

Sosyal medya mecraları soruşturmaların ve davaların hızlandırılması için zaman zaman kaldıraç olarak kullanılmaktadır. Bir soruşturmada tutuklama kararı verilmeden süreç devam ederken aynı konu sosyal medyaya düşmüşse tutuklama kararı verilebilmekte ve kamu vicdanı da bundan zarar görmektedir.

Bunun sonucunda da sokak ortasında adam yaralayan tutuksuz yargılanabilirken bir hayvana zarar verenler tutuklanabilmektedir. Adeta sosyal medya tutuklu veya tutuksuz yargılanmada belirleyici konuma yükselmiştir. Bu durum yargı adına endişe vericidir. Özetle yara çok derinlerde olup alınacak çok yol olduğunu bilmemiz gerekiyor. Önemli olan ise zararın neresinden dönülürse kar düşüncesiyle tartışmaları en aza indirmektir.

CHP’nin yıllardır muhalefet ettiği toplumsal değerlere şu an ses çıkarmadığını görmek doğrusu sevindirici bir durumdur. Ancak vatandaş taleplerinin muhalefet partilerini siyasi münafık yapma riski unutulmamalıdır. Bu kavramla neyi ifade etmeye çalıştığımızı izah etmemiz gerekecektir.

Demokrasilerde patron vatandaştır ve makul taleplerinin karşılıksız kalmasına tahammül edemez. Bu nedenle vatandaşların taleplerine karşı gelmek, isteklerine sırt çevirmek ve değer yargılarına saygısızlık yapmak canını sıkar, sonunda da iktidar bayrağını emanet etmez.

CHP’nin yaptığı bunca açılıma rağmen vatandaşın hâlâ şüphesi gitmiş değil. Geçen yılların derin izlerini bağrında taşıyan vatandaşı endişelendiren temel husus ise kritik zamanlarda CHP’nin gösterdiği davranış kalıpları ve güçlü olduğu belediyelerdeki söylemlerine aykırı uygulamalarıdır.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!