Sözlü sınavlara neşter atılması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ahmet ÜNLÜ'nün yazısı...
Yıllardır sözlü sınavların sakıncalarını anlatıyoruz ve bu konudaki açıkların kapatılmasını talep ediyoruz. Özellikle de belediyelerde yaşanan sıkıntılar ise adeta zirve yapmış durumdadır. Örnekler üzerinden konuyu açıklamaya çalışacağız. Yine okuyucularımızdan gelen sorunlara da yer vermeye çalışacağız.
Muhalefet partili Dalaman Belediyesi yaptığı sözleşmeli personel alımında adeta milletin gözünün içine parmağını sokarak yüksek puanlı adayları sözlüde düşük puan vererek eliyor ve KPSS’den çok düşük puan alan bir adayı kazandırıyor. İşin daha ilginç tarafı ise sınav tutanaklarını da yayımlıyor. Yapılan sınavdaki sıkıntıyı da buradan öğreniyoruz.
Yine KPSS’den yüksek puan alan adayların tamamını sözlüden düşük puan vererek eliyor. Demek ki ya istediği aday listeye girememiş ya da bütün adaylar performans gösterememiş. Ancak Çevre Mühendisliği için yapılan sözlü sınavda KPSS'den 56 puan alan adaya 83 puan verilerek istenilen adayın sınavı kazandırıldığını görünce işin boyutu değişiyor.
Maalesef benzer durumlar sözlü sınavların olduğu birçok kurumda yaşanmaktadır. Şayet başta belediyeler olmak üzere sözlü sınavlara neşter atılmazsa çok yazık olacak ve garibanlarda ben asla kamuya hakkımla giremem algısı oluşacaktır.
Belediyeler, diğer kamu kurumlarına göre daha siyasi kurumlardır ve siyasi saikler daha öncelik kazanmaktadır. Bu nedenledir ki daha önce de ifade ettiğim gibi belediyelerin siyasi kimliğine göre hangi sendikanın dahi yetkili olduğunu anlayabilirsiniz.
Belediyelerin ısrarı sonucunda belediyelere memur alımlarında KPSS puanının yanında sözlü sınavda kullanılmaya başlandı. Böyle olunca da sonucu tahmin etmek zor olmasa gerektir.
Belediye İktisadi Teşebbüsleri zaten tasnif dışı. Buralara personel alımında hiçbir kural bulunmuyor. Dünkü yazımda belirtiğim üzere kamu kurumlarının tamamında istihdam edilen 1.205.885 kadrolu işçinin 645.617’ci BİT’lerde istihdam edilmektedir. Anlayacağınız bu kadar büyük bir işçi kesimi kamuya sınavsız alınmaktadır. Bu soruna ne zaman çözüm üretileceğini ise merak ediyoruz.
657 sayılı Kanunun 36/A-11. maddesinde unvanları belirtilen müfettiş ve uzmanların zaman içerisinde mali hakları oldukça düşük kalmıştır. Bunu gören iktidar ve muhalefet ilk defa komisyonlarda uzlaşı sağlayarak bu sorunun düzeltilmesi için harekete geçmişlerdir.
Ancak anlaşılmayan bir nedenden dolayı kariyer uzmanların ve müfettişlerin özlük haklarını iyileştiren düzenleme Mecliste geri çekilmiştir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Cevdet Yılmaz’ın da kariyer uzman kökenli olması nedeniyle uzmanların durumunu bildiği için kamudan nitelikli personel kaçışını önlemek için bu konuya destek verdiğini biliyoruz.
Bir takipçimiz; “Taşerondan sınavsız işçi yapılanların mali ve sosyal haklarının altında ezilmemiz.” ifadelerini kullanmış.
Bu takipçimizin yaptığı paylaşım ortada bir sorun olduğunu göstermektedir. En basitinden 5510 sayılı Kanuna tabi olarak göreve başlayan memurların emekli maaşlarında ortaya çıkması muhtemel sorunlardır. Asgari ücretle çalışan bir işçinin prime esas kazancının göreve yeni başlayan memurdan daha fazla olması ortada ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konunun gündeme alınmasında fayda olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanında işçi memur maaşlarının da bir denge içerisinde düzenlenmesi faydalı olacaktır.
Takipçimiz; “Çalışanla emekli memur arasındaki korkunç katsayı sorunu. Aylık bağlanma eski haline dönmelidir.” ifadelerini kullanmıştır.
Memur maaşlarına yapılan seyyanen ödeme memurların emekli maaşlarına olumsuz olarak yansımıştır. Yıllardan beridir bu konu gündeme getirilmektedir. Ancak ekonomik nedenlerden dolayı bu soruna çözüm üretilememiştir. Ancak her maaş artışında bu sorun katlanarak devam etmektedir.
Takipçimiz; “Öğretmen ve idareci ataması kast sistemine dönüşen proje okulları problemi.” ifadelerini kullanmıştır.
Sosyal medyadan yaptığım “Tekrara kaçmadan gündeme getirilmesini istediğiniz üç personel sorununu belirtebilir misiniz?” paylaşımına; “1-5510-5534 sayılı kanunlar arasındaki emeklilik farkları. 2- Mühendislik meslek kanunu 3- Görevde yükselme sınavlarının olmayışı, liyakat sistemine bakılmadan sendikacıların amirlik, müdürlük makamına gelmesi.” ifadeleri kullanılmıştır.
Bura belirtilen sorunlara daha önce sıklıkla açıklama yapmıştım. Takipçimizin belirttiği gibi bu üç sorun mutlaka çözüme kavuşturulmalıdır. İnşallah okuyucularımızdan gelen önerileri köşemizde paylaşmaya devam edeceğiz.
Benzer Haberler
Resmi Gazete'de bugün (29.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (28.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (27.08.2026)
3 aylık maaşını alamadan vefat eden eşimin maaşını alabilir miyim?
Halen memur olarak çalışıyorum, Emekli Sandığı emeklisi eşimden dul maaşı alabilir miyim?
Kademeli emeklilikte kim ne zaman emekli olacak?İşte detayalar...
Resmi Gazete'de bugün (26.08.2026)
Resmi Gazete'de bugün (25.08.2026)